in

Şayet Seviyorsan

Selvi ağaçlarının gölgeleri serindir Isabelle

Gölgelerin dilinden anlasaydın şayet

Kuşların halinden

Toprağın kokusundan bahsederdik

Yutkunan bir gökyüzünün altında resmedilirdik

Bulutların nemine karışacak kadar severdik

Yaz sıcağından bu kadar şikayet etmeseydin

İncirlerin nasıl böyle allı budaklı yavruladığını

Baldan kısık sesle değil gür tenimizle söyleşirdik

Şayet böyle şikayet etmeseydin

Kara toprağın bağrında büyüdük ki

Tenimizin karanlığında bağ bahçe

Alnımızın aydınlığında tuzlu bir emek yatar

Mahsus böyle bilmemezlikten gelişin Isabelle

Ayaklarımız varoluşunu aramaktan çamurlu

Avuçlarımız kurak bir toprak kadar çatlak

Hüdanın özleminden düşkündür

Şayet gözlerine bir bahar kondurulduysa Isabelle

İçimiz sığmaz şu kadarcık bedene

Yayılırız arza da engebelerimize kuşlar tüner

Isabelle gölgenin hatrı vardır

Her gölgelikte annelerin şefkati

Babaların müsterih sükuneti

Şayet bölüşeceksek emeğimizi ekmeğimizi

Bir bardak su kadar yakın ol.

Siz de yazmaya başlayabilirsiniz. Yeni Gönderi Oluştur!

Değerlendirme

Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

Hürdüm Yedi Kapılı Zindanlarda

Gitmene saatler kala